Hilmi YOL
Köşe Yazarı
Hilmi YOL
 

YATIRIMI YAPAN MI ÖNEMLİ, YATIRIMIN KENDİSİ Mİ?

Eskil Organize Sanayi Bölgesi (OSB), ilçemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Ancak son zamanlarda dikkatimi çeken bir anlayış var. Dışarıdan gelen yatırımcıya gösterilen ilgi ve destek, söz konusu Eskilli bir girişimci olduğunda yerini zaman zaman şüpheye ve dedikoduya bırakıyor. İstanbul'dan, Ankara'dan ya da başka bir şehirden bir iş insanı gelip Eskil OSB'de yatırım yapmak istediğinde seviniyoruz. “Büyük yatırımcı geliyor, Eskil gelişiyor, istihdam artacak” diyoruz. Peki, aynı yatırımı Eskil'in kendi insanı yapmak istediğinde neden farklı düşünüyoruz? İşte o zaman sokak ağzıyla konuşmalar başlıyor: “Arsalar birilerine verilmiş.” “OSB birilerine peşkeş çekiliyor.” “Falancaya yer ayarlanmış.” İyi de kardeşim, aynı arsa İstanbul'dan gelen bir yatırımcıya tahsis edildiğinde yatırım oluyor da Eskilli bir girişimciye tahsis edildiğinde neden peşkeş oluyor? Arsanın niteliği mi değişiyor, yoksa sadece yatırımcının memleketi mi? Yıllardır Eskil gelişsin, gençlerimiz iş bulsun, ilçemizde fabrikalar kurulsun diye konuşuyoruz. Peki, bu yatırımları sadece dışarıdan gelenler mi yapacak? Eskil'in kendi iş insanı, kendi esnafı, yıllarca çalışıp sermaye biriktirmiş girişimcisi neden memleketine yatırım yapmasın? Elbette OSB arsaları kimseye ayrıcalıkla verilmemeli. Tahsisler şeffaf, adil ve mevzuata uygun yapılmalı. Yatırım amacı dışında kullanılan, üretime dönüşmeyen tahsisler sorgulanmalı. Ancak ortada somut bir usulsüzlük yokken, sırf yatırımcı Eskilli diye yapılan tahsisi “peşkeş” olarak değerlendirmek de haksızlık değil mi? Peşkeş ciddi bir ithamdır. Dedikoduyla değil, belgeyle konuşulmalıdır. Bence asıl sorgulamamız gereken, arsayı kimin aldığı değil, o arsada ne yapılacağıdır. Kaç kişiye iş imkânı sağlanacak? Ne üretilecek? Yatırım ne zaman tamamlanacak? Eskil ekonomisine ne kazandırılacak? İster Eskilli olsun ister İstanbullu, bütün yatırımcılara aynı ölçütlerle yaklaşılmalı. Çünkü yıllarca boş bekleyen bir OSB arsasının kimin adına tahsis edildiğinin ilçeye bir faydası yok. Önemli olan o arsada fabrikanın kurulması, makinelerin çalışması ve insanların evlerine ekmek götürmesidir. Bir de kendi insanımızın başarısına bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Bir hemşehrimiz ticarette büyüdüğünde, yeni bir iş kurduğunda ya da yatırım yapmaya kalktığında hemen farklı anlamlar aramamalıyız. Yanlış varsa elbette eleştirelim, sorgulayalım, üzerine gidelim. Ancak doğru yapılan işleri de sırf yapan kişi bizden biri diye değersizleştirmeyelim. Sonuç olarak mesele son derece açık: Eskil'e dışarıdan yatırımcı gelmesi de değerlidir, Eskilli bir girişimcinin kendi memleketine yatırım yapması da. Yeter ki yatırımlar gerçek olsun, arsalar üretime dönüşsün, gençlerimize iş kapısı açılsın. Ve son olarak soruyorum: İstanbul'dan gelen yatırımcıya tahsis edilen arsa yatırım, Eskilliye tahsis edilen arsa peşkeş olarak görülüyorsa, burada sorgulamamız gereken arsa tahsisi mi, yoksa kendi insanımıza bakış açımız mı? Bizim için önemli olan yatırımı kimin yaptığı değil, Eskil'e ne kazandırdığı olmalı. Eskil kazansın da kim kazandırırsa kazandırsın!  
Ekleme Tarihi: 06 Kasım 2026 -Cuma

YATIRIMI YAPAN MI ÖNEMLİ, YATIRIMIN KENDİSİ Mİ?

Eskil Organize Sanayi Bölgesi (OSB), ilçemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Ancak son zamanlarda dikkatimi çeken bir anlayış var. Dışarıdan gelen yatırımcıya gösterilen ilgi ve destek, söz konusu Eskilli bir girişimci olduğunda yerini zaman zaman şüpheye ve dedikoduya bırakıyor.

İstanbul'dan, Ankara'dan ya da başka bir şehirden bir iş insanı gelip Eskil OSB'de yatırım yapmak istediğinde seviniyoruz. “Büyük yatırımcı geliyor, Eskil gelişiyor, istihdam artacak” diyoruz.

Peki, aynı yatırımı Eskil'in kendi insanı yapmak istediğinde neden farklı düşünüyoruz?

İşte o zaman sokak ağzıyla konuşmalar başlıyor:

“Arsalar birilerine verilmiş.”

“OSB birilerine peşkeş çekiliyor.”

“Falancaya yer ayarlanmış.”

İyi de kardeşim, aynı arsa İstanbul'dan gelen bir yatırımcıya tahsis edildiğinde yatırım oluyor da Eskilli bir girişimciye tahsis edildiğinde neden peşkeş oluyor?

Arsanın niteliği mi değişiyor, yoksa sadece yatırımcının memleketi mi?

Yıllardır Eskil gelişsin, gençlerimiz iş bulsun, ilçemizde fabrikalar kurulsun diye konuşuyoruz. Peki, bu yatırımları sadece dışarıdan gelenler mi yapacak?

Eskil'in kendi iş insanı, kendi esnafı, yıllarca çalışıp sermaye biriktirmiş girişimcisi neden memleketine yatırım yapmasın?

Elbette OSB arsaları kimseye ayrıcalıkla verilmemeli. Tahsisler şeffaf, adil ve mevzuata uygun yapılmalı. Yatırım amacı dışında kullanılan, üretime dönüşmeyen tahsisler sorgulanmalı.

Ancak ortada somut bir usulsüzlük yokken, sırf yatırımcı Eskilli diye yapılan tahsisi “peşkeş” olarak değerlendirmek de haksızlık değil mi?

Peşkeş ciddi bir ithamdır. Dedikoduyla değil, belgeyle konuşulmalıdır.

Bence asıl sorgulamamız gereken, arsayı kimin aldığı değil, o arsada ne yapılacağıdır.

Kaç kişiye iş imkânı sağlanacak? Ne üretilecek? Yatırım ne zaman tamamlanacak? Eskil ekonomisine ne kazandırılacak?

İster Eskilli olsun ister İstanbullu, bütün yatırımcılara aynı ölçütlerle yaklaşılmalı.

Çünkü yıllarca boş bekleyen bir OSB arsasının kimin adına tahsis edildiğinin ilçeye bir faydası yok. Önemli olan o arsada fabrikanın kurulması, makinelerin çalışması ve insanların evlerine ekmek götürmesidir.

Bir de kendi insanımızın başarısına bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Bir hemşehrimiz ticarette büyüdüğünde, yeni bir iş kurduğunda ya da yatırım yapmaya kalktığında hemen farklı anlamlar aramamalıyız.

Yanlış varsa elbette eleştirelim, sorgulayalım, üzerine gidelim. Ancak doğru yapılan işleri de sırf yapan kişi bizden biri diye değersizleştirmeyelim.

Sonuç olarak mesele son derece açık:

Eskil'e dışarıdan yatırımcı gelmesi de değerlidir, Eskilli bir girişimcinin kendi memleketine yatırım yapması da.

Yeter ki yatırımlar gerçek olsun, arsalar üretime dönüşsün, gençlerimize iş kapısı açılsın.

Ve son olarak soruyorum:

İstanbul'dan gelen yatırımcıya tahsis edilen arsa yatırım, Eskilliye tahsis edilen arsa peşkeş olarak görülüyorsa, burada sorgulamamız gereken arsa tahsisi mi, yoksa kendi insanımıza bakış açımız mı?

Bizim için önemli olan yatırımı kimin yaptığı değil, Eskil'e ne kazandırdığı olmalı.

Eskil kazansın da kim kazandırırsa kazandırsın!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eskilgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.