Baş dönmesi denince çoğu insanın aklına odanın dönmesi, ayakta duramama ya da ani bir sersemlik anı gelir. Oysa bazı insanlar için baş dönmesi; günler, haftalar hatta aylar boyunca devam eden, sürekli bir “yere sağlam basamama” veya dengesizlik hissi şeklinde yaşanabilir. Tıp literatüründe “Persistan Postüral-Perseptüel Baş Dönmesi” (PPPD) olarak adlandırılan bu durum, kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilen işlevsel bir vestibüler bozukluktur.
PPPD Nedir, Klasik Vertigodan Farkı Ne?
Klasik vertigoda kişi çoğunlukla çevrenin veya kendisinin döndüğünü hisseder ve ataklar belirli bir süre içinde sonlanabilir. PPPD’de ise tablo farklıdır. Daha çok sürekli veya tekrarlayan sersemlik, sallantı, dengesizlik ya da “sünger üzerinde yürüyormuş” hissi ön plandadır. Belirtiler çoğu gün devam eder ve tanı ölçütlerinde en az üç aylık bir süre söz konusudur.
PPPD çoğu zaman kendisinden önce yaşanan bir vestibüler olayın veya denge sistemini etkileyen başka bir durumun ardından gelişebilir. Örneğin vestibüler bozukluklar, migrenle ilişkili baş dönmesi veya yoğun kaygı/panik dönemleri sonrasında belirtiler devam edebilir. Akut olay ortadan kalksa bile beynin dengeyi kontrol etme biçimindeki değişiklikler sürdürülebilir.
Belirtiler Ne Zaman Artar?
PPPD’nin karakteristik özelliklerinden biri, belirtilerin belirli durumlarda belirgin şekilde artabilmesidir:
• Ayakta dik durma veya yürüme sırasında
• Hareketli ve karmaşık görsel ortamlarda (market reyonları, kalabalık caddeler, trafik)
• Ekran başında uzun süre kalındığında
• Baş ve göz hareketleri sırasında
Otururken veya dinlenirken belirtilerin hafiflemesi mümkündür. Bu durum, kişinin yaşadığı şikâyetleri yalnızca yorgunlukla ilişkilendirmesine neden olabilir.
Neden Oluşur?
Denge kontrolü; vestibüler sistemden (iç kulak), görme sisteminden ve kas-eklem duyusundan gelen bilgilerin beyin tarafından birlikte değerlendirilmesiyle sağlanır. PPPD’de, başlangıçtaki bir olay sonrasında beynin bu duyusal bilgileri işleme ve birleştirme biçiminde değişiklikler meydana gelebilir. Bazı kişilerde görsel uyaranlara olan bağımlılık artabilir ve özellikle hareketli veya karmaşık ortamlarda sersemlik ve dengesizlik daha belirgin hale gelebilir.
Kaygı ve panik bozukluğu öyküsü olan kişilerde PPPD gelişme riski daha yüksek olabilir. Bu nedenle durumun fiziksel, nörolojik ve psikolojik boyutları birlikte değerlendirilebilir.
Fizyoterapi Bu Süreçte Ne Sağlar?
PPPD’nin yönetiminde vestibüler rehabilitasyon önemli bir yer tutabilir. Amaç; denge sisteminin farklı duyusal girdileri daha etkili kullanmasına yardımcı olmak ve kişinin hareket ile görsel uyaranlara karşı toleransını kademeli olarak geliştirmektir.
Bu kapsamda kişinin durumuna göre:
• Kademeli ve kontrollü maruz bırakma egzersizleri
• Göz-baş koordinasyon egzersizleri
• Denge ve postür eğitimi
• Yürüme ve hareket sırasında denge çalışmaları
• Gerektiğinde gevşeme teknikleri ve diğer sağlık profesyonelleriyle birlikte yürütülen multidisipliner yaklaşım
uygulanabilir. Egzersiz programının kişinin belirtilerine, denge kapasitesine ve günlük yaşam ihtiyaçlarına göre bireyselleştirilmesi önemlidir.
Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?
Üç aydan uzun süredir devam eden veya tekrarlayan, nedeni açıklanamayan sersemlik ve dengesizlik şikâyetlerinde altta yatan nedenin değerlendirilmesi önemlidir. Özellikle yeni başlayan ya da şiddetlenen baş dönmesi, işitme kaybı, çift görme, konuşma bozukluğu, belirgin güçsüzlük veya başka nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
PPPD düşünülüyorsa tanı ve ayırıcı değerlendirme ilgili hekim tarafından yapılmalı; gerektiğinde vestibüler rehabilitasyon konusunda deneyimli fizyoterapist tarafından kişinin durumuna uygun bir program planlanmalıdır.
Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle.
Fzt. Abdullah GÜDENDEDE
