Milli Eğitim Şube Müdürleri Hakim Karşısında

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 01.11.2018 - 21:00, Güncelleme: 01.11.2018 - 21:00 3028+ kez okundu.
 

Milli Eğitim Şube Müdürleri Hakim Karşısında

İzmirʹde, 3 yaşındaki Alperen Sakinʹin unutulduğu anaokulu servisinde yaşamını yitirmesine ilişkin Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurlu ile şube müdürleri Hüseyin Buldu ve Şener Şan hakkında görevi ihmalden açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmaya katılan Buldu ve Şan, denetleme görevinin kendilerinde olmadığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. Alperen Sakinʹin ölümüne ilişkin Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurlu ile şube müdürleri Hüseyin Buldu ve Şener Şan hakkında ˮgörevi ihmalˮ suçundan açılan davanın ilk duruşması görüldü. Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya şube müdürleri Hüseyin Buldu, Şener Şan, Buket-Serkan Sakin ve tarafların avukatları ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Politikalar Bakanlığı vekili avukat Müjgan Bilgen Özen katıldı. Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurlu ise duruşmaya mazeret belirterek katılmadı. Duruşmada savunma yapan sanıklardan şube müdürü Hüseyin Buldu, yönetmeliğe göre denetim görevinin kendisinde olmadığını öne sürerek, ˮBen bu göreve 2014 yılında atandım. Hepimizin üzüldüğü acı bir olay yaşadık. Özel eğitim kurumları yönetmeliğinin 67. maddesinde belirtildiği üzere, denetleme benim uhdemde olan bir durum değil. O maddeye göre özel eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlı mali müfettişler, müfettiş yardımcıları, il milli eğitim müdürlerinin görevlendirdiği şube müdürleri tarafından denetlenir. Yani bu yönetmeliğe göre görevlendirilen şube müdürü denetleme yapar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bana denetleme görevi verilmedi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 2016 yılında Sevgi Yumağı Anaokulu denetlenmiş ve belirlenen eksiklikler bize rapor halinde sunulmuştur. Bu eksiklikler okuldaki su deposunun çalışmadığı ve öğrenci ücretlerinin okul adına açılan bir hesaba değil elden yatırıldığı şeklindedir. Biz bu eksikliklerin takibi konusunda görevliyiz. Biz de oluşturduğumuz komisyonla birlikte yaptığımız incelemede bu eksikliklerin giderildiğini belirleyip, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gerekli raporu sunduk. Biz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak özel okullara yönelik bir şikayet gelmesi durumunda komisyon oluşturuyoruz. O komisyona zaman zaman şikayetler geldi, ancak Sevgi Yumağı Anaokulu ile ilgili hiç şikayet almadık. Görevim olmayan bir denetleme ile suçlanıyorum. Daha önce de belirttiğim üzere yönetmeliğin ilgili maddesi gereğince denetleme yapacak kişiler bellidir. Şube müdürü olarak bana denetleme görevi verilmedi. Suçlamaları kabul etmiyor ve beraatimi talep ediyorumˮ dedi.ˮHİÇBİR ŞİKAYET YOKTUˮ Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan diğer şube müdürü Şener Şan da olayın gerçekleştiği tarihte özel okullardan sorumlu şube müdürünün kendisi olmadığını söyleyip, olayla ilgisinin bulunmadığını öne sürdü. 2 çocuk babası ve 24 yıllık eğitimci olarak yaşanan olay karşısında üzüntü duyduğunu dile getiren Şan, şöyle konuştu: ˮÖzel eğitim kurumlarından sorumlu olarak 2014 yılından 2016ʹa kadar bu görevi yaptım. Daha sonra Hüseyin Bulduʹya devrettim. Yani olaydan 1 yıl önce görevi devrettim. Benim bu olaydan sorumlu tutulmam mümkün değildir. Ben görevde bulunduğum süre içinde üzerime düşen görevi yerine getirdim. Zaten yönetmeliğin 67. maddesine göre denetleme yetkisi şube müdüründe değildir. Ancak görevlendirme olursa denetleme yapabilir. Benim görev yaptığım dönemde Sevgi Yumağı Anaokulunda müfettişler 3-4 Şubat 2016 tarihinde denetleme yapılmıştır. O denetlemede oyun alanında kum havuzunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Biz de eksikliğin giderilmesi için okula gerekli yazıyı gönderdik. Okulda bir süre sonra eksikliğin giderildiğini bize bildirmiştir. Bana düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğim açıktır. İddianamedeki üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bahse konu olan okulla ilgili benim görev yaptığım dönemde hiçbir yere şikayette bulunulmamıştır. Alperen Sakinʹin ölümüyle ilgili suç işlemem hukuken ve mantıken mümkün değildir. Olayla ilgili benimle bir bağ kurulması da mümkün değildir.ˮˮALPERENʹİN ELİNDE AYAĞINDA MORLUKLAR GÖRÜYORDUKˮ Minik Alperenʹin babası Serkan Sakin, Almanyaʹdan geldikleri için okullardaki yönetmeliği bilmediklerini ve kreş sahibinin okulu eksiksiz olarak tanıttığını belirterek, ˮBen Almanyaʹdan kesin dönüş yapınca İzmirʹe yerleştik. Alperenʹi kreşe vermeden önce araştırma yapmıştık. Ancak okulun tabelasında MEB yazısını görünce kuşkumuz kalmadı. Biz olaydan sonra okulda eksikliklerin olduğunu öğrendik. Zaten öncesinde bizim bunları bilmemiz mümkün değildir. Denetleyici biz değiliz. Alperenʹin elinde ayağında morluklar görüyorduk. Ancak çocuktur oyun oynarken düşüyordur diye düşünüyorduk. Okula gittiğimizde bizi hemen içeri almıyorlardı. Kameralar açılmadan önce müzik veriliyor, bir süre sonra kameralar açılıyordu. Bunun nedenini sorduğumuzda ʹiçeride müstehcen bir durum olabilirʹ diyorlardıˮ dedi.ŞUBE MÜDÜRÜNÜN YEĞENİ DE ŞİDDET GÖRMÜŞ Baba Sakin, davanın sanıklarından şube müdürü Şener Şanʹın kardeşi Esra Şanʹın kızının da Sevgi Yumağı Anaokuluna gittiğini hatta şiddet gördüğünü kaydederek, ˮAlperenʹin ölümünden sonra okuldaki diğer velilerle görüştük. Hatta Şener Şanʹın kardeşiyle de görüştük. Kendisi de Sevgi Yumağı Anaokuluna çocuğunu gönderdiğini ve çocuğunun şiddet görmüş olabileceğini söyledi. Bunu televizyon programlarına çıkıp söyledi. Şener Şanʹın, akrabasının açıklamalarından hiç mi haberi olmadı. Hiç mi duymadı kardeşinden bunu. Ben bu olayda okulu denetleyen kim anlamış değilimˮ diye konuştu.ˮOKUL DENETLENSEYDİ OĞLUM HAYATTA OLABİLİRDİˮ Anne Buket Sakin de Sevgi Yumağı Anaokuluna kayıt yaptırmak için gittiklerinde çocuklarının 33 aylık olmasının sorun olmadığını kendisine söylediklerini belirtti. Okulda daha küçük çocukların bulunduğunun, Alperenʹin ölümünden sonra ortaya çıktığını söyleyen anne Sakin, ˮBu okullar neden denetlenmedi. Bize Alperenʹin 33 aylık olmasının sorun olmadığını söylediler. Okul denetlenseydi, oğlum hayatta olabilirdiˮ dedi. Hakim, diğer sanık Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurluʹnun dinlenmesi ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.OLAYIN GEÇMİŞİ İzmirʹin Çiğli ilçesinde 15 Ağustos 2017 tarihinde, Buket- Serkan Sakin çiftinin oğulları Alperen Sakin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokuluna götürülmek üzere servis minibüsü şoförü Taner İ. (47) ile rehber personel D.K.ʹye (17) teslim edildiği serviste unutularak sıcak havada yaşamını yitirmişti.(Ali Gözeten/İHA) İzmir,Uğurlu,Çiğli
İzmirʹde, 3 yaşındaki Alperen Sakinʹin unutulduğu anaokulu servisinde yaşamını yitirmesine ilişkin Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurlu ile şube müdürleri Hüseyin Buldu ve Şener Şan hakkında görevi ihmalden açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmaya katılan Buldu ve Şan, denetleme görevinin kendilerinde olmadığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. Alperen Sakinʹin ölümüne ilişkin Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurlu ile şube müdürleri Hüseyin Buldu ve Şener Şan hakkında ˮgörevi ihmalˮ suçundan açılan davanın ilk duruşması görüldü. Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya şube müdürleri Hüseyin Buldu, Şener Şan, Buket-Serkan Sakin ve tarafların avukatları ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Politikalar Bakanlığı vekili avukat Müjgan Bilgen Özen katıldı. Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurlu ise duruşmaya mazeret belirterek katılmadı. Duruşmada savunma yapan sanıklardan şube müdürü Hüseyin Buldu, yönetmeliğe göre denetim görevinin kendisinde olmadığını öne sürerek, ˮBen bu göreve 2014 yılında atandım. Hepimizin üzüldüğü acı bir olay yaşadık. Özel eğitim kurumları yönetmeliğinin 67. maddesinde belirtildiği üzere, denetleme benim uhdemde olan bir durum değil. O maddeye göre özel eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlı mali müfettişler, müfettiş yardımcıları, il milli eğitim müdürlerinin görevlendirdiği şube müdürleri tarafından denetlenir. Yani bu yönetmeliğe göre görevlendirilen şube müdürü denetleme yapar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bana denetleme görevi verilmedi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 2016 yılında Sevgi Yumağı Anaokulu denetlenmiş ve belirlenen eksiklikler bize rapor halinde sunulmuştur. Bu eksiklikler okuldaki su deposunun çalışmadığı ve öğrenci ücretlerinin okul adına açılan bir hesaba değil elden yatırıldığı şeklindedir. Biz bu eksikliklerin takibi konusunda görevliyiz. Biz de oluşturduğumuz komisyonla birlikte yaptığımız incelemede bu eksikliklerin giderildiğini belirleyip, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gerekli raporu sunduk. Biz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak özel okullara yönelik bir şikayet gelmesi durumunda komisyon oluşturuyoruz. O komisyona zaman zaman şikayetler geldi, ancak Sevgi Yumağı Anaokulu ile ilgili hiç şikayet almadık. Görevim olmayan bir denetleme ile suçlanıyorum. Daha önce de belirttiğim üzere yönetmeliğin ilgili maddesi gereğince denetleme yapacak kişiler bellidir. Şube müdürü olarak bana denetleme görevi verilmedi. Suçlamaları kabul etmiyor ve beraatimi talep ediyorumˮ dedi.ˮHİÇBİR ŞİKAYET YOKTUˮ Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan diğer şube müdürü Şener Şan da olayın gerçekleştiği tarihte özel okullardan sorumlu şube müdürünün kendisi olmadığını söyleyip, olayla ilgisinin bulunmadığını öne sürdü. 2 çocuk babası ve 24 yıllık eğitimci olarak yaşanan olay karşısında üzüntü duyduğunu dile getiren Şan, şöyle konuştu: ˮÖzel eğitim kurumlarından sorumlu olarak 2014 yılından 2016ʹa kadar bu görevi yaptım. Daha sonra Hüseyin Bulduʹya devrettim. Yani olaydan 1 yıl önce görevi devrettim. Benim bu olaydan sorumlu tutulmam mümkün değildir. Ben görevde bulunduğum süre içinde üzerime düşen görevi yerine getirdim. Zaten yönetmeliğin 67. maddesine göre denetleme yetkisi şube müdüründe değildir. Ancak görevlendirme olursa denetleme yapabilir. Benim görev yaptığım dönemde Sevgi Yumağı Anaokulunda müfettişler 3-4 Şubat 2016 tarihinde denetleme yapılmıştır. O denetlemede oyun alanında kum havuzunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Biz de eksikliğin giderilmesi için okula gerekli yazıyı gönderdik. Okulda bir süre sonra eksikliğin giderildiğini bize bildirmiştir. Bana düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğim açıktır. İddianamedeki üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bahse konu olan okulla ilgili benim görev yaptığım dönemde hiçbir yere şikayette bulunulmamıştır. Alperen Sakinʹin ölümüyle ilgili suç işlemem hukuken ve mantıken mümkün değildir. Olayla ilgili benimle bir bağ kurulması da mümkün değildir.ˮˮALPERENʹİN ELİNDE AYAĞINDA MORLUKLAR GÖRÜYORDUKˮ Minik Alperenʹin babası Serkan Sakin, Almanyaʹdan geldikleri için okullardaki yönetmeliği bilmediklerini ve kreş sahibinin okulu eksiksiz olarak tanıttığını belirterek, ˮBen Almanyaʹdan kesin dönüş yapınca İzmirʹe yerleştik. Alperenʹi kreşe vermeden önce araştırma yapmıştık. Ancak okulun tabelasında MEB yazısını görünce kuşkumuz kalmadı. Biz olaydan sonra okulda eksikliklerin olduğunu öğrendik. Zaten öncesinde bizim bunları bilmemiz mümkün değildir. Denetleyici biz değiliz. Alperenʹin elinde ayağında morluklar görüyorduk. Ancak çocuktur oyun oynarken düşüyordur diye düşünüyorduk. Okula gittiğimizde bizi hemen içeri almıyorlardı. Kameralar açılmadan önce müzik veriliyor, bir süre sonra kameralar açılıyordu. Bunun nedenini sorduğumuzda ʹiçeride müstehcen bir durum olabilirʹ diyorlardıˮ dedi.ŞUBE MÜDÜRÜNÜN YEĞENİ DE ŞİDDET GÖRMÜŞ Baba Sakin, davanın sanıklarından şube müdürü Şener Şanʹın kardeşi Esra Şanʹın kızının da Sevgi Yumağı Anaokuluna gittiğini hatta şiddet gördüğünü kaydederek, ˮAlperenʹin ölümünden sonra okuldaki diğer velilerle görüştük. Hatta Şener Şanʹın kardeşiyle de görüştük. Kendisi de Sevgi Yumağı Anaokuluna çocuğunu gönderdiğini ve çocuğunun şiddet görmüş olabileceğini söyledi. Bunu televizyon programlarına çıkıp söyledi. Şener Şanʹın, akrabasının açıklamalarından hiç mi haberi olmadı. Hiç mi duymadı kardeşinden bunu. Ben bu olayda okulu denetleyen kim anlamış değilimˮ diye konuştu.ˮOKUL DENETLENSEYDİ OĞLUM HAYATTA OLABİLİRDİˮ Anne Buket Sakin de Sevgi Yumağı Anaokuluna kayıt yaptırmak için gittiklerinde çocuklarının 33 aylık olmasının sorun olmadığını kendisine söylediklerini belirtti. Okulda daha küçük çocukların bulunduğunun, Alperenʹin ölümünden sonra ortaya çıktığını söyleyen anne Sakin, ˮBu okullar neden denetlenmedi. Bize Alperenʹin 33 aylık olmasının sorun olmadığını söylediler. Okul denetlenseydi, oğlum hayatta olabilirdiˮ dedi. Hakim, diğer sanık Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mesut Uğurluʹnun dinlenmesi ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.OLAYIN GEÇMİŞİ İzmirʹin Çiğli ilçesinde 15 Ağustos 2017 tarihinde, Buket- Serkan Sakin çiftinin oğulları Alperen Sakin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokuluna götürülmek üzere servis minibüsü şoförü Taner İ. (47) ile rehber personel D.K.ʹye (17) teslim edildiği serviste unutularak sıcak havada yaşamını yitirmişti.(Ali Gözeten/İHA) İzmir,Uğurlu,Çiğli
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eskilgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.