3. Locard Global Siber Güvenlik Zirvesi
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
06.11.2018 - 14:30, Güncelleme:
06.11.2018 - 14:30 4308+ kez okundu.
3. Locard Global Siber Güvenlik Zirvesi
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, yapay zeka teknolojilerinin gelecek dönem daha da önem kazanacağını belirterek, ˮTürkiyeʹnin verisi Türkiyeʹde kalmalı düsturuyla çalışıyoruz.ˮ dedi.Sayan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlenen 3. Locard Global Siber Güvenlik Zirvesiʹne telekonferansla katıldı.Siber güvenlikle ilgili mevzuat çalışmalarının yanı sıra pratik çalışmalar yaptıklarını ifade eden Sayan, ˮTürkiyeʹnin verisi Türkiyeʹde kalmalıˮ düsturuyla faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Sayan, büyük veriyle birlikte yeni kabiliyetleri oluşan yapay zeka teknolojilerinin gelecek dönemde önem kazanacağını bildirdi.Sayan, Endüstri 4.0ʹın yeni bir üretim devrimi olduğuna işaret ederek, ˮBu dönemi iyi anlayan, öncü rol alan toplumlar ve ülkeler, bir yandan ekonomik ve sosyal anlamda refah düzeylerini artırırken, diğer yandan dünyadaki gelişmelere yön verecek lider ülke konumuna geleceklerdir.ˮ diye konuştu.Türkiyeʹnin 2023 hedefleri doğrultusunda, gelişmeleri takip eden değil, bunlara yön veren ülkeler arasına girmesi için çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Sayan, Endüstri 4.0ʹın madeni olan verinin, yapay zeka uygulamaları ve teknolojileriyle işlenerek altın, elmas gibi değerli mücevherlerin yerini alan bilgiye dönüşümünün görüleceğini anlattı.Siber güvenlik için güçlü altyapılar kurulmalıˮBTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, teknolojik gelişmelerin iletişim devrimini başlattığını belirterek, bu devrimin dünya çapında ekonomik, politik, sosyal ve kültürel dönüşümlere yol açtığını dile getirdi.Karagözoğlu, gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin fırsatları da beraberinde sunduğuna işaret ederek, her alanda bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanıldığını söyledi.Dijital dönüşümle siber güvenliğin kritik hale geldiğini belirten Karagözoğlu, şöyle devam etti: ˮSiber tehditlerin ve saldırıların gün geçtikçe artış gösterdiğini biliyoruz. Bu durum, her geçen gün gelişen tehditlere ve saldırılara maruz kalan organizasyonların, siber güvenlik stratejilerini hayati bir konu olarak ele almalarını ve buna yönelik çözümlere her zamankinden daha çok yatırım yapmalarını gerektirmektedir.ˮToplumların, sosyal ve ekonomik yaşamlarının kolaylaştırılması için siber güvenliklerinin sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini ifade eden Karagözoğlu, ˮKritik altyapılarda, işlenen bilginin gizliliği, bütünlüğü veya erişilebilirliği bozulduğunda, bu durum büyük ölçekli ekonomik zarara yol açabiliyor.ˮ değerlendirmesinde bulundu.Karagözoğlu, güçlü bir Türkiye için siber güvenlik açısından güçlü altyapılar kurulmasının ve teyakkuzda olunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, ˮKaynak kodlarına sahip olmadığımız ya da yerli olarak üretmediğimiz hiçbir kritik altyapı bileşeninin güvenliğinden de emin olamayız. Vizyonumuzu bu hususu göz önüne alarak tasarlamamız ve çalışmalarımızı bu vizyon çerçevesinde gerçekleştirmemiz gerekiyor.ˮ dedi.Siber güvenliğin dünyadaki tüm ülkelerin üzerinde durdukları bir konu olduğunu söyleyen Karagözoğlu, Avrupa Birliğiʹnin 2020 yılını hedefleyen sayısal gündemindeki 101 eylem adımından 14ʹünün güvenlikle ilgili olduğunu bildirdi.Karagözoğlu, Türkiyeʹnin de bu konudaki faaliyetlere yoğunlaştığına işaret ederek, şöyle konuştu: ˮÜlkemizdeki siber güvenliğin sağlanmasında attığımız önemli bir adım Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezini (USOM) kurmuş olmamızdır. Merkez, kritik altyapıların korunması, siber güvenliğe ilişkin tehditlerin önlenmesi, herhangi bir siber olay anında etkin ve anlık olarak müdahale edilmesi görevlerini yerine getiriyor. Ayrıca merkezimiz internet aktörleri, kolluk güçleri, uluslararası kuruluşlar, araştırma merkezleri ve özel sektör arasındaki iletişimi ve koordinasyonu gerçekleştiriyor.ˮKaragözoğlu, Türkiyeʹnin ulusal siber güvenliğinin sağlanmasında yerli ve milli ürünlerin kullanılmasının önem arz ettiğini vurgulayarak, bu kapsamda Kasırga, Avcı ve Azad adlı uygulamaları geliştirdiklerini aktardı.Ulusal siber güvenliğin sağlanmasında yetişmiş insan kaynağının önemli olduğunu belirten Karagözoğlu, bu çerçevede gerekli adımlar atılarak ve nitelikli insan yetiştirilerek ülkede siber güvenlik uzmanı açığının kapatılması gerektiğini söyledi.Karagözoğlu, yetişmiş siber güvenlik uzmanı açığını kapatmak için BTKʹnin de çalışmalar yaptığını söyledi.ˮSiber güvenlik alanında ciddi gelişmeler varˮTürksat AŞ Genel Müdürü Cenk Şen de dünyanın değişime uğrayarak dönüştüğünü ve bu dönüşümün çıktısının siber güvenlik olduğunu ifade etti.Siber güvenliğin farklı isimlerle 20 yıl öncesinde de var olduğunu belirten Şen, ˮVerinin iletimindeki güvenlik kaygıları uzun süredir var. 2. Dünya Savaşıʹndan itibaren bu önemli hale geldi. Veri sayısallaştıkça siber güvenlik son noktaya geldi. Siber güvenlikte asıl amaç hep veriye ulaşmak. İşin kökünde veri var, veriyi koruyabildiğiniz sürece güvendesiniz.ˮ diye konuştu.Şen, Türkiyeʹde siber güvenlik konusunda son yıllarda ciddi gelişmeler olduğunu, bu konuda insanların farkındalığını artırma noktasında ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.Türkiyeʹnin siber güvenlik alanında ikinci basamakta olduğuna dikkati çeken Şen, ˮİkinci basamak, kendi insan kaynaklarımızla siber güvenlik yöntemlerimizi ve araçlarımızı geliştirmek. Bu noktada da Türkiyeʹde son yıllarda ilerleyen firmalar var. Bu da gurur veriyor.ˮ ifadesini kullandı.Şen, siber güvenlik alanında gelişen firmaların piyasaların ihtiyaçlarını göz önüne alması gerektiğini dile getirdi.Türksat olarak üzerlerine düşen görevler olduğunu belirten Şen, ˮKendi içimizde uzman ekip geliştirdik. Bu ekipler vasıtasıyla kurumlara siber güvenlik konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz.ˮ dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, yapay zeka teknolojilerinin gelecek dönem daha da önem kazanacağını belirterek, ˮTürkiyeʹnin verisi Türkiyeʹde kalmalı düsturuyla çalışıyoruz.ˮ dedi.Sayan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlenen 3. Locard Global Siber Güvenlik Zirvesiʹne telekonferansla katıldı.Siber güvenlikle ilgili mevzuat çalışmalarının yanı sıra pratik çalışmalar yaptıklarını ifade eden Sayan, ˮTürkiyeʹnin verisi Türkiyeʹde kalmalıˮ düsturuyla faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Sayan, büyük veriyle birlikte yeni kabiliyetleri oluşan yapay zeka teknolojilerinin gelecek dönemde önem kazanacağını bildirdi.Sayan, Endüstri 4.0ʹın yeni bir üretim devrimi olduğuna işaret ederek, ˮBu dönemi iyi anlayan, öncü rol alan toplumlar ve ülkeler, bir yandan ekonomik ve sosyal anlamda refah düzeylerini artırırken, diğer yandan dünyadaki gelişmelere yön verecek lider ülke konumuna geleceklerdir.ˮ diye konuştu.Türkiyeʹnin 2023 hedefleri doğrultusunda, gelişmeleri takip eden değil, bunlara yön veren ülkeler arasına girmesi için çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Sayan, Endüstri 4.0ʹın madeni olan verinin, yapay zeka uygulamaları ve teknolojileriyle işlenerek altın, elmas gibi değerli mücevherlerin yerini alan bilgiye dönüşümünün görüleceğini anlattı.Siber güvenlik için güçlü altyapılar kurulmalıˮBTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, teknolojik gelişmelerin iletişim devrimini başlattığını belirterek, bu devrimin dünya çapında ekonomik, politik, sosyal ve kültürel dönüşümlere yol açtığını dile getirdi.Karagözoğlu, gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin fırsatları da beraberinde sunduğuna işaret ederek, her alanda bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanıldığını söyledi.Dijital dönüşümle siber güvenliğin kritik hale geldiğini belirten Karagözoğlu, şöyle devam etti: ˮSiber tehditlerin ve saldırıların gün geçtikçe artış gösterdiğini biliyoruz. Bu durum, her geçen gün gelişen tehditlere ve saldırılara maruz kalan organizasyonların, siber güvenlik stratejilerini hayati bir konu olarak ele almalarını ve buna yönelik çözümlere her zamankinden daha çok yatırım yapmalarını gerektirmektedir.ˮToplumların, sosyal ve ekonomik yaşamlarının kolaylaştırılması için siber güvenliklerinin sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini ifade eden Karagözoğlu, ˮKritik altyapılarda, işlenen bilginin gizliliği, bütünlüğü veya erişilebilirliği bozulduğunda, bu durum büyük ölçekli ekonomik zarara yol açabiliyor.ˮ değerlendirmesinde bulundu.Karagözoğlu, güçlü bir Türkiye için siber güvenlik açısından güçlü altyapılar kurulmasının ve teyakkuzda olunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, ˮKaynak kodlarına sahip olmadığımız ya da yerli olarak üretmediğimiz hiçbir kritik altyapı bileşeninin güvenliğinden de emin olamayız. Vizyonumuzu bu hususu göz önüne alarak tasarlamamız ve çalışmalarımızı bu vizyon çerçevesinde gerçekleştirmemiz gerekiyor.ˮ dedi.Siber güvenliğin dünyadaki tüm ülkelerin üzerinde durdukları bir konu olduğunu söyleyen Karagözoğlu, Avrupa Birliğiʹnin 2020 yılını hedefleyen sayısal gündemindeki 101 eylem adımından 14ʹünün güvenlikle ilgili olduğunu bildirdi.Karagözoğlu, Türkiyeʹnin de bu konudaki faaliyetlere yoğunlaştığına işaret ederek, şöyle konuştu: ˮÜlkemizdeki siber güvenliğin sağlanmasında attığımız önemli bir adım Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezini (USOM) kurmuş olmamızdır. Merkez, kritik altyapıların korunması, siber güvenliğe ilişkin tehditlerin önlenmesi, herhangi bir siber olay anında etkin ve anlık olarak müdahale edilmesi görevlerini yerine getiriyor. Ayrıca merkezimiz internet aktörleri, kolluk güçleri, uluslararası kuruluşlar, araştırma merkezleri ve özel sektör arasındaki iletişimi ve koordinasyonu gerçekleştiriyor.ˮKaragözoğlu, Türkiyeʹnin ulusal siber güvenliğinin sağlanmasında yerli ve milli ürünlerin kullanılmasının önem arz ettiğini vurgulayarak, bu kapsamda Kasırga, Avcı ve Azad adlı uygulamaları geliştirdiklerini aktardı.Ulusal siber güvenliğin sağlanmasında yetişmiş insan kaynağının önemli olduğunu belirten Karagözoğlu, bu çerçevede gerekli adımlar atılarak ve nitelikli insan yetiştirilerek ülkede siber güvenlik uzmanı açığının kapatılması gerektiğini söyledi.Karagözoğlu, yetişmiş siber güvenlik uzmanı açığını kapatmak için BTKʹnin de çalışmalar yaptığını söyledi.ˮSiber güvenlik alanında ciddi gelişmeler varˮTürksat AŞ Genel Müdürü Cenk Şen de dünyanın değişime uğrayarak dönüştüğünü ve bu dönüşümün çıktısının siber güvenlik olduğunu ifade etti.Siber güvenliğin farklı isimlerle 20 yıl öncesinde de var olduğunu belirten Şen, ˮVerinin iletimindeki güvenlik kaygıları uzun süredir var. 2. Dünya Savaşıʹndan itibaren bu önemli hale geldi. Veri sayısallaştıkça siber güvenlik son noktaya geldi. Siber güvenlikte asıl amaç hep veriye ulaşmak. İşin kökünde veri var, veriyi koruyabildiğiniz sürece güvendesiniz.ˮ diye konuştu.Şen, Türkiyeʹde siber güvenlik konusunda son yıllarda ciddi gelişmeler olduğunu, bu konuda insanların farkındalığını artırma noktasında ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.Türkiyeʹnin siber güvenlik alanında ikinci basamakta olduğuna dikkati çeken Şen, ˮİkinci basamak, kendi insan kaynaklarımızla siber güvenlik yöntemlerimizi ve araçlarımızı geliştirmek. Bu noktada da Türkiyeʹde son yıllarda ilerleyen firmalar var. Bu da gurur veriyor.ˮ ifadesini kullandı.Şen, siber güvenlik alanında gelişen firmaların piyasaların ihtiyaçlarını göz önüne alması gerektiğini dile getirdi.Türksat olarak üzerlerine düşen görevler olduğunu belirten Şen, ˮKendi içimizde uzman ekip geliştirdik. Bu ekipler vasıtasıyla kurumlara siber güvenlik konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz.ˮ dedi.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

