Yazı Detayı
20 Kasım 2020 - Cuma 20:00 Bu yazı 401 kez okundu
 
Eskil'deki mera olayı ve Necati Başkan
MUTLU ESKİLLİ
 
 

Ülkemizde gecekondulaşma 1945 yılında başlıyor. İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlere taşınan insanlar kendinin ve aile efradının başını sokacağı oldukça mutavazı ve garibane evler yapıyor.
1960’a kadar bu süreç böyle sürüyor...
1960’tan sonra ise maymun gözünü açıyor ve gece kondular daha modern halde yapılmaya başlıyor. Evler daha geniş, yerine göre 2-3 katlı bahçeli evler şeklinde.

Öyle ki İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere bir çok büyükşehirin en güzel ve en pahalı yerleri “Gece kondu bölgesi”
Arsa kamunun, bina şahsın.
Zamanla bu alanla gelen imarlar, aflar ve çok katlı binalarla birlikte belki o aileler memlekette kalıp ailece çalışsa ve ciddi bir oranda tarlası olsa ekip biçse ulaşamayacağa servete döneminin siyasilerinin olayı oy’a indekslemesiyle oturdukları! Yerden ciddi servete konmuşlar.
Bunun adını da “İstanbul’un taşı toprağı altın” şeklinde akla-mantığa büründürmüşler. Aslında taş-toprak altın ama hangisi?
Tabi gece kondu arsasına konulan yerdeki:)
Eskil’de ise zor bir durum...
Bir yanda gençler ev yapacak arsa yok.
Diğer taraftan bu işin popüler tarafı bu manayla kon konabileceğin yere kadar. 
Bir de tercihler köyün-yaylanın en kenarından...
Sebep?
Gidebileceğin kadar git!
Yanlış anlamayın tamamen fetih anlayışı!
Bu durum tarla yapmada da sürdü gitti.
Sebep olanı, bir birey olarak her daim Allah’a havale ediyorum.
Sahi ne saçmalıktı o 1995'teki gülüm meraların tarla yapılması.
Kimi iptal oldu. Kimisi de gelecek nesillere altın bir gol olarak filelerinde kaldı.
Bin yıl önce aziz atalarımızın Ortaasya'dan Anadolu'ya gelmesindeki önemli sebeplerden birisi de Anadolu'nun bitki örtüsünün koyunculuk için uygun olması değil mi?
Biz artık akıllıyız ya bin yıl önceki kafayla mı yaşayacağız. 
Koyunla kuzuyla da hangi cahil uğraşacak eker 10 dönüm mısır-pancar keyfimize bakarız de mi?
Ya 10 dönüm tarlası olmayan.
Ya doğanın dengesi...
Yüzbinlerce dönüm araziye çekilen sular.
Buna denizin suyu olsa dayanır mı?
Neyse saadete gelelim.
Klasik bir tabir var.
'Tabiat boşluk kabul etmez" diye.
Eskil'de nerdeyse mera kalmadı.
Eken ekene...
Bu konuda hassas olan, harama helale dikkat edenin suçu ne?
Derken Allah kendinden binlerce kez razı olsun. 
O öyle bir yürekli iş yaptı ki emin olun çevremde kendine hep kızan, insanlar bile kendine dua ediyor.
Bu saçmalığın ve mağduriyeti bitirmeye uğraştığı için.
Evet Eskil Belediye Başkanı Necati Belgemen bu konuda taraf oldu.
Durun, burası senin kadar 82 Milyonun hakkı. 
Köyde yaşayan, kendinin olmaya bir avuç toprağı bile haram gören Ahmet Ağanın, Mehmet'in hakkı.
O bölgede koyunculuk yapan Hasan'ın...
Çoban Mustafa'nın...
Merada yayılan koyunun, kuzunun hakkı dedi.
Ve mera işgaline dur dedi.
Ayrıca artık su kaynakları açısından bitme noktasına gelen bölgemizde bu girişim önemli. 
Ve bu kararlılık noktasında Eskil'de bu durum üzerine konsensüs sağlandığını görüyoruz.
Geri kalanı da o araziyi ekenlerin belli bir kısmı. Belli bir kısım dışında herkes bu durumdan memnun. 
Bilinçli olarak belli bir kısmı diyorum, çünkü mera süren çoğu hemşerimiz de bu durumdan nefsen huzursuzdu.
Haramda uzaklaşma onların zihinlerinde hoş bir huzur oluşturdu.
Necati Belgemen siyasi bir figür olmasına rağmen bu kararlığı gösterdi. Takdirimizi, duamızı alıyor.
Aynı şekilde köy olup, bütün dünyaya içlerine kapan köylerimizde de bekliyoruz.
Buradan da Eskil Kaymakamı Sayın Erkut Pamuk'a çağrıda bulunmak istiyorum.
Sayın Kaymakamım lütfen aynı uygulama köylerde de yapılsın.
Muhtarlar bu hususta yetersiz kalabiliyor, ancak bu konuda sizin desteğiniz olursa dua alırsınız ve sizden de bu hususta kararlı bir açıklama bekliyoruz. 

 
Etiketler: Eskil'deki, mera, olayı, ve, Necati, Başkan,
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.