Sarı Yelekliler İsyanı: ʹKüçük İnsanlarʹ Macronʹa Nasıl Geri Adım Attırdı?

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 12.12.2018 - 10:00, Güncelleme: 12.12.2018 - 10:00 2243+ kez okundu.
 

Sarı Yelekliler İsyanı: ʹKüçük İnsanlarʹ Macronʹa Nasıl Geri Adım Attırdı?

Parisʹte yine ʹgerginʹ bir Cumartesi günü. Sarı Yelekliler, haftalardır yaptıkları gibi yeniden şehrin merkezine ʹineceklerʹ.Lüks giyim markası Louis Vuittonʹdan kahve zinciri Starbucksʹa, küresel finans şirketi HSBCʹden teknoloji devi Appleʹa, oradan küçük çaplı mağazalara kadar Paris merkezindeki birçok dükkan camlarının önünü bariyerlerle kapatılmış.O kadar ki bazı bariyerler çelikten ve kaynakla birbirine monte edilip mağazanın önünü tamamen örtüyor.Sokaklarda dolaşan güvenlik güçlerinin sayısı artmış. Şehrin üzerindeki siyah bulutlar, ortamı daha da gergin hale getiriyor.Gazete büfelerinin camlarında, ʹLe Pointʹ dergisinin, kapağında ʹFransız modelinin son günleriʹ başlığını attığı yeni sayısının devasa afişleri asılı.Televizyonlar, Sarı Yeleklilerʹin gösterileri nedeniyle özel yayında. Uyarı üzerine, uyarı yapılıyor.Yetkililer, önceki haftalarda ortaya çıkan şiddet görüntülerini engelleme peşinde.İçişleri Bakanı Christophe Castaner, eylemlere karşı alınacak yeni tarz önlemlerden bahsediyor.Louvre Müzesi dahil birçok turistik mekanın çalışmayacağı ve çeşitli yolların kapatılacağı tekrar tekrar duyuruluyor.Bu arada aynı günlerde gösteri yapan liselilerin diz üstü ve elleri bağlı şekilde gözaltına alınmaları büyük tartışma yaratmış durumda.ʹBeş benzemezlerinʹ ortak noktaları: Sıradan ve öfkeli Sabah saatlerinden itibaren eylemciler toplanmaya başlıyor ve bütün ülke, başta Paris olmak üzere çeşitli kentlerdeki gösterilerin akıbetine kilitleniyor.Eylemde nihai buluşma noktası, lüks dükkanları ve Zafer Takıʹyla ünlü Champs-Élysées ancak farkı noktalarda toplanan grupların buraya yürüyüşü engelleniyor.Bunun üzerine kalabalıklar eylemlerini, kent merkezinin birkaç farklı noktasında yapıyor.Élysée Sarayıʹna yürüyerek yaklaşık on dakika mesafedeki Madeleine Kilisesi önündeki kalabalığı takip ediyorum.Ülkenin farklı kentlerinde, farklı sınıfsal, kültürel ve siyasal özellikleri taşıyan kitlelerin düzenlediği eylemleri tek bir noktaya bakarak genellemek zor ancak en azından kalabalık, Parisʹteki eylemci kitlesine dair bir fikir veriyor.Katılanların yarısına yakının üzerinde sarı yelekler var. Kimileri yeleklerin arka tarafına sloganlar yazmış.Bazı yeleklerde uzun uzun talepler sıralanmış. Ucuz akaryakıt, asgari ücretin ve emekli aylıklarının artırılması, zenginlerden alınan ʹDayanışma Refah Vergisiʹ (ISF) yani servet vergisinin yeniden geri getirilmesi göze çarpan talepler arasında.Yelekler arkasında en fazla tercih edilen yazı ise aynı zamanda en fazla atılan slogan: ʹMacron Démissionʹ yani ʹMacron İstifaʹ.Kitle, bir nevi ʹbeş benzemezlerdenʹ oluşuyor.Çok büyük bölümünü orta yaşlı erkekler oluşturuyor ama gençler ve kadınlar da var.Çoğunluk beyaz Fransız ama Afrika ve Kuzey Afrikalı Arap dahil göçmen kökenliler de var.Hatırı sayılır bir bölümünün Paris dışından ya da Parisʹin çevre mahallelerinden geldiği anlaşılıyor.Birçok gözlemci, başta sadece beyaz Fransızlardan oluşan Sarı Yeleklilerʹe son dönemde özellikle Parisʹte göçmen kökenlilerin de destek vermeye başladığı görüşünde.Nasıl topluca hareket edeceklerine dair tereddütlerine bakılırsa en azından hatırı sayılır bir bölümünün daha önce eylemlere katıldığını düşünmek zor.Binlerce kişilik kitlenin hatırı sayılır bir bölümü herhangi bir sendika, siyasi parti ya da örgütün üyesi olmadığı ve siyasi görüşlerinde farklılık olduğunu tahmin etmek mümkün.Örneğin çok açık ki, elinde Fransız bayrağıyla dolaşan ve her yanına gittiği kişiye muhabbetten sonra ʹVive La Franceʹ (Yaşasın Fransa) diyen yaşlı adamla, ʹMacron İstifaʹ dışında hiçbir sloganı topluca atmayan kitleye kapitalizm karşıtı slogan attırmaya çalışan genç kadın, siyaseten farklı dünyaların insanları.Ancak onları buluşturan çok kritik ortak noktalar var. Öncelikle neredeyse hepsi sıradan, ʹküçük insanlarʹ.Hepsinin eleştirdiği temel nokta ise Macronʹun zenginleri kayırdığını düşündüğü ekonomi politikaları.Keza Sarı Yeleklilerʹin talepleri de sosyal haklar üzerinde yoğunlaşıyor. Hazırlanan 42 maddelik talepler listesinde engellilere desteğin artırılmasından emeklilik yaşının düşürülmesine kadar talepler yer alıyor.Bir diğer ortak noktaları ise öfkeli oluşları.Tıpkı, hükümetin enerji dönüşümü adına, çevreyi en fazla kirlettiklerini düşündükleri büyük şirketlere vergi konusunda kolaylıklar getirirken kendileri için yaşamsal olan akaryakıta zam yapmasına duydukları öfke gibi, birçok hükümet politikasına yönelik bir öfke bu.Ve bu, göz karartan bir öfke.20 yıldan fazladır Fransaʹda yaşayan ve Fransaʹyla ilgili kitapları bulunan İngiliz gazeteci John Lichfield, son isyan dalgasını anlattığı Guardianʹdaki yazısına boşuna şu başlığı atmıyor: ʹParis sokaklarında hiç böylesine bir kör öfke görmedimʹ.ʹCam çerçeve indirmeyeʹ farklı yaklaşım Haftalardır, polisin göstericilere müdahalesi sırasında ortaya çıkan görüntüler, ülkede günlerdir tartışma konusu.Özellikle amatör kameralarla sokak aralarında çekilen görüntülerde bazı polislerin göstericilere topluca şiddet uyguladığı görülüyor.Eylemciler tarafındaysa şiddete yaklaşım konusunda iki ayrı tutum bulunuyor.Sarı Yeleklerʹin temsilcileri büyük oranda dükkanlara saldırma, araçları ateşe verme, polise taş atma gibi eylemlere karşı. Hatta bunu yapanları yer yer uyarıyorlar.Bazı medya organlarında olayları, kitlelerin arasına karışan ʹaşırı sağʹ veya ʹaşırı soldanʹ ʹkırıcılarınʹ yarattığı belirtiliyor.Ancak bunu meşru bulan bir eylemci kesimi de var. İsimlerini ve görüntülerini içermeden basına konuşan bu göstericiler, ʹParis merkezindeki her şeyin, kendilerinin karın tokluğuna yaşamasına neden olan zenginlerin temsilcisi olduğunu, dolayısıyla şiddetin meşru olduğunuʹ savunuyor. Polise taş atmalarını ise ʹmeşru müdafaaʹ olarak tanımlıyorlar.Benim izlediğim kalabalık içinde de bazı eylemciler dükkanların camlarını kırmaya çalışıyor.Polisin biber gazıyla sürekli dağılıp sürekli yeniden toplanıyorlar.Bir kırılma sesi geldiğinde büyük bir gruptan alkış kopuyor. Ancak mağazaların bariyerleri çok güçlü girmek zor.Gözümün önünde, 2005ʹteki banliyö isyancılarına benzeyen ve üzerinde sarı yelek bulunmayan 20-30 genç, lüks İtalyan moda markası Fendiʹnin dükkanından içeri girmeyi başarıyor.Saniyeler içinde topluca içeri dalan gençler, binlerce Euro değerindeki lüks ürünleri, bazıları mankenleriyle birlikte olmak üzere dışarı çıkartıp mağazadan uzaklaşıyor.İlerleyen saatlerde, Opera Evi yakınlarındaki başka bir noktada bir aracın yakıldığını görüyorum.Her şeyi anlatan duvar yazıları Sarı Yeleklilerʹin eylemlerinin başlamasından bu yana Paris merkezinin dört yanda duvarlar sloganlarla dolup taşıyor.Yazılar silinse de her hafta düzenlenen eylemlerle yeni sloganlar kendine zemin buluyor.Sadece duvarlar değil, mağazaların camları ve koruma bariyerleri de sprey boya taşıyan ellerin sevdiği yüzeyler.Sloganların neredeyse hiçbirinin altında bir imza yer almıyor.Aslında duvar yazıları öfkenin kime yöneldiğini de ortaya koyuyor.ʹGezegen Yanıyor, Élysée Ne Zaman Yanacak?ʹ, ʹÇalışmak Öldürür, Sigara İçmek Harap Ederʹ, ʹÉlyséeʹyi Yakalımʹ, ʹSonun Yakın Macronʹ, ʹÖfke Sarısıʹ, ʹParis Yanıyorʹ, ʹMutlu Noeller Macronʹ, ʹİsyan Etmekte Haklıyızʹ, ʹMacron Harakiriʹ ve son olarak sosyal medyada paylaşılan bir duvar yazısı: ʹKahrolsun Havyar Yaşasın Kebapʹ.ʹErdoğan bizi kınadı, dünyaya rezil oluyoruzʹEylemler Cumartesi akşam saatlerine kadar sürüyor. Her ne kadar polis, bir önceki Cumartesine kıyasla kontrolü daha fazla sağlamış olsa da günü bilançosu binlerce gözaltı, onlarca yaralı, saldırılan onlarca dükkan ve araba oluyor.Bütün gün olayları canlı yayınlayan televizyonlarda akşam saatlerinde bol bol yorumcu var.Aslında Fransız uzmanlar dünyanın cevabını aradığı temel soruları ele alıyor: ʹSarı Yelekliler ne istiyor?ʹ, ʹMacronʹa ne olacak?ʹ ve en önemlisi de ʹFransa Nereye Gidiyor?ʹTelevizyonda denk geldiğim bir yorumcu Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanʹın eylemcilere polis müdahalesini kınayan mesajını çifte standartlılık diyerek eleştiriyor ve sonra da ʹDünyaya rezil oluyoruzʹ diyerek kendi ülkesine de öfkeleniyor.Bazı yorumcularsa eylemlerden yola çıkarak Paris İklim Anlaşmasıʹnı eleştiren ABD Başkanı Donald Trumpʹı fırsatçılıkla suçluyor. Macronʹun zor sınavı; Le Pen ve Mélénchonʹun parlayan yıldızı Fransız lider Macron hafta başında ulusa sesleniş konuşması yapıp, özeleştiriyi de içeren yatıştırıcı bir dil kullandı.Sokaktaki tepkiyi anladığını söyleyen Macron asgari ücrete 100 Euro zam ve 2000 Euro altındaki emeklilik maaşlarına kesinti yapılmayacağı sözlerini de verdi.Peki, bunlar ülke sokaklarını sakinleştirecek mi?Yapılan bazı araştırmalara göre halkın yarıdan fazlası, Macronʹun açıklaması sonrası eylemlerin sonlanması gerektiğini düşünüyor.Sarı Yelekliler içinde bundan sonrasında ne yapılacağına dair ise yoğun tartışmalar yaşanıyor. Ayrıca Fransaʹda bu hafta da liseliler ayakta. Yani sular henüz durulmuş değil.Aslında birçok Avrupa ülkesinde yaşanan Fransaʹda da yaşanıyor ve merkezin çözülme süreci derinleşerek sürüyor.Avrupaʹda İrlanda ve Portekiz gibi birkaç örneği saymazsak ʹaşırı sağʹ ciddi bir şekilde güçleniyor. Bazı ülkelerde ise aynı zamanda sosyal demokrasinin solu da güç kazanıyor.Tam da merkezin temsilcisi olarak parlayan Macron ise Sarı Yeleklilerʹin isyanı sonrası ciddi bir kamuoyu desteği sorunu yaşıyor.Kamuoyu araştırma şirketi Ifop-Fiducialʹin ʹParis Matchʹ veʹSud Radioʹ için yaptığı ankete göre Macronʹa destek, yüzde 23ʹle şimdiye kadarki en kötü noktaya gerilemiş durumda.Başbakan Eduard Philippe, yüzde 10 destek kaybedip yüzde 26 desteğe inmiş durumunda görünüyor.Muhalefet cephesinde, ʹaşırı sağdaʹ görülen Ulusal Cephe lideri Marine Le Penʹin oyunu yüzde 5 artırıp yüzde 33ʹe çıkardığı, ʹaşırı soldaʹ görülen ʹBoyun Eğmeyen Fransaʹ hareketinin lideri Jean-Luc Mélénchonʹun yüzde 1 gerilemeyle yüzde 34 desteğe sahip olduğu, kurucusu Nicolas Sarkozy olup liderliğini Laurent Wauquiezʹin yaptığı Cumhuriyetçilerin ise yüzde 3 oy kaybıyla yüzde 20ʹde olduğu görülüyor.ʹLe Pointʹ dergisi son sayısında, Le Pen ve Mélénchonʹun söylemlerinin, Sarı Yelekliler karşısında git gide daha fazla birbirine yaklaştığı yorumunu yapıyor.Dergi, servet vergisinin geri getirilmesinden Avrupa Birliği eleştirisine kadar birçok ortaklığa dikkat çekiyor.Aslında birbirine zıt birçok politikası da bulunan iki hareketin önemli ortak noktalarından biri, taban olarak ʹelitlereʹ değil ʹsıradan insanlaraʹ dayanmaları denebilir.ʹKüçük insanlarʹ ve ülkenin kaderi 2017ʹde seçilmesi ardından Batı basınında Macron için yayımlanan analizlerde, Fransız liderin sadece ülkesinin değil, Brexitʹle siyasi krizi derinleşen Avrupaʹnın da liderliğine de aday olduğu vurgulanıyordu.Amerikan ʹTimeʹ dergisi, 2017ʹde seçimleri kazanması ardından Macronʹu ʹAvrupaʹnın bir sonraki lideriʹ kapağına taşımıştı.Ancak bu cümlenin üzerine bir yıldız koyan dergi, fotoğrafın sağ alt köşesine de ˮAma bunun için önce Fransaʹyı yönetebilmeyi başarması gerekiyorˮ diye yazmıştı.Fransa, tarihinde, 1789 devriminde 1871 Paris Komünüʹne, 1968 öğrenci isyanından 2005ʹteki banliyö ayaklanmalarına kadar hem Avrupaʹyı hem de dünyayı etkileyen, kimisi devrim aşamasına ulaşmış isyanların yazılı olduğu bir ülke.Net bir ideoloji, örgütsel yapı ve stratejiye sahip olmayan Sarı Yelekliler isyanının sönüp sönmeyeceğini, siyasi olarak nereye evrileceğini (sağ otoriterlik, yeni bir sol yükseliş vs.) tahmin etmek çok zor.Ancak hareket sönüp gitse dahi, küçük insanların sokak isyanlarıyla, ülke siyasetini etkilediği bir örnek olarak tarihe geçecek.
Parisʹte yine ʹgerginʹ bir Cumartesi günü. Sarı Yelekliler, haftalardır yaptıkları gibi yeniden şehrin merkezine ʹineceklerʹ.Lüks giyim markası Louis Vuittonʹdan kahve zinciri Starbucksʹa, küresel finans şirketi HSBCʹden teknoloji devi Appleʹa, oradan küçük çaplı mağazalara kadar Paris merkezindeki birçok dükkan camlarının önünü bariyerlerle kapatılmış.O kadar ki bazı bariyerler çelikten ve kaynakla birbirine monte edilip mağazanın önünü tamamen örtüyor.Sokaklarda dolaşan güvenlik güçlerinin sayısı artmış. Şehrin üzerindeki siyah bulutlar, ortamı daha da gergin hale getiriyor.Gazete büfelerinin camlarında, ʹLe Pointʹ dergisinin, kapağında ʹFransız modelinin son günleriʹ başlığını attığı yeni sayısının devasa afişleri asılı.Televizyonlar, Sarı Yeleklilerʹin gösterileri nedeniyle özel yayında. Uyarı üzerine, uyarı yapılıyor.Yetkililer, önceki haftalarda ortaya çıkan şiddet görüntülerini engelleme peşinde.İçişleri Bakanı Christophe Castaner, eylemlere karşı alınacak yeni tarz önlemlerden bahsediyor.Louvre Müzesi dahil birçok turistik mekanın çalışmayacağı ve çeşitli yolların kapatılacağı tekrar tekrar duyuruluyor.Bu arada aynı günlerde gösteri yapan liselilerin diz üstü ve elleri bağlı şekilde gözaltına alınmaları büyük tartışma yaratmış durumda.ʹBeş benzemezlerinʹ ortak noktaları: Sıradan ve öfkeli Sabah saatlerinden itibaren eylemciler toplanmaya başlıyor ve bütün ülke, başta Paris olmak üzere çeşitli kentlerdeki gösterilerin akıbetine kilitleniyor.Eylemde nihai buluşma noktası, lüks dükkanları ve Zafer Takıʹyla ünlü Champs-Élysées ancak farkı noktalarda toplanan grupların buraya yürüyüşü engelleniyor.Bunun üzerine kalabalıklar eylemlerini, kent merkezinin birkaç farklı noktasında yapıyor.Élysée Sarayıʹna yürüyerek yaklaşık on dakika mesafedeki Madeleine Kilisesi önündeki kalabalığı takip ediyorum.Ülkenin farklı kentlerinde, farklı sınıfsal, kültürel ve siyasal özellikleri taşıyan kitlelerin düzenlediği eylemleri tek bir noktaya bakarak genellemek zor ancak en azından kalabalık, Parisʹteki eylemci kitlesine dair bir fikir veriyor.Katılanların yarısına yakının üzerinde sarı yelekler var. Kimileri yeleklerin arka tarafına sloganlar yazmış.Bazı yeleklerde uzun uzun talepler sıralanmış. Ucuz akaryakıt, asgari ücretin ve emekli aylıklarının artırılması, zenginlerden alınan ʹDayanışma Refah Vergisiʹ (ISF) yani servet vergisinin yeniden geri getirilmesi göze çarpan talepler arasında.Yelekler arkasında en fazla tercih edilen yazı ise aynı zamanda en fazla atılan slogan: ʹMacron Démissionʹ yani ʹMacron İstifaʹ.Kitle, bir nevi ʹbeş benzemezlerdenʹ oluşuyor.Çok büyük bölümünü orta yaşlı erkekler oluşturuyor ama gençler ve kadınlar da var.Çoğunluk beyaz Fransız ama Afrika ve Kuzey Afrikalı Arap dahil göçmen kökenliler de var.Hatırı sayılır bir bölümünün Paris dışından ya da Parisʹin çevre mahallelerinden geldiği anlaşılıyor.Birçok gözlemci, başta sadece beyaz Fransızlardan oluşan Sarı Yeleklilerʹe son dönemde özellikle Parisʹte göçmen kökenlilerin de destek vermeye başladığı görüşünde.Nasıl topluca hareket edeceklerine dair tereddütlerine bakılırsa en azından hatırı sayılır bir bölümünün daha önce eylemlere katıldığını düşünmek zor.Binlerce kişilik kitlenin hatırı sayılır bir bölümü herhangi bir sendika, siyasi parti ya da örgütün üyesi olmadığı ve siyasi görüşlerinde farklılık olduğunu tahmin etmek mümkün.Örneğin çok açık ki, elinde Fransız bayrağıyla dolaşan ve her yanına gittiği kişiye muhabbetten sonra ʹVive La Franceʹ (Yaşasın Fransa) diyen yaşlı adamla, ʹMacron İstifaʹ dışında hiçbir sloganı topluca atmayan kitleye kapitalizm karşıtı slogan attırmaya çalışan genç kadın, siyaseten farklı dünyaların insanları.Ancak onları buluşturan çok kritik ortak noktalar var. Öncelikle neredeyse hepsi sıradan, ʹküçük insanlarʹ.Hepsinin eleştirdiği temel nokta ise Macronʹun zenginleri kayırdığını düşündüğü ekonomi politikaları.Keza Sarı Yeleklilerʹin talepleri de sosyal haklar üzerinde yoğunlaşıyor. Hazırlanan 42 maddelik talepler listesinde engellilere desteğin artırılmasından emeklilik yaşının düşürülmesine kadar talepler yer alıyor.Bir diğer ortak noktaları ise öfkeli oluşları.Tıpkı, hükümetin enerji dönüşümü adına, çevreyi en fazla kirlettiklerini düşündükleri büyük şirketlere vergi konusunda kolaylıklar getirirken kendileri için yaşamsal olan akaryakıta zam yapmasına duydukları öfke gibi, birçok hükümet politikasına yönelik bir öfke bu.Ve bu, göz karartan bir öfke.20 yıldan fazladır Fransaʹda yaşayan ve Fransaʹyla ilgili kitapları bulunan İngiliz gazeteci John Lichfield, son isyan dalgasını anlattığı Guardianʹdaki yazısına boşuna şu başlığı atmıyor: ʹParis sokaklarında hiç böylesine bir kör öfke görmedimʹ.ʹCam çerçeve indirmeyeʹ farklı yaklaşım Haftalardır, polisin göstericilere müdahalesi sırasında ortaya çıkan görüntüler, ülkede günlerdir tartışma konusu.Özellikle amatör kameralarla sokak aralarında çekilen görüntülerde bazı polislerin göstericilere topluca şiddet uyguladığı görülüyor.Eylemciler tarafındaysa şiddete yaklaşım konusunda iki ayrı tutum bulunuyor.Sarı Yeleklerʹin temsilcileri büyük oranda dükkanlara saldırma, araçları ateşe verme, polise taş atma gibi eylemlere karşı. Hatta bunu yapanları yer yer uyarıyorlar.Bazı medya organlarında olayları, kitlelerin arasına karışan ʹaşırı sağʹ veya ʹaşırı soldanʹ ʹkırıcılarınʹ yarattığı belirtiliyor.Ancak bunu meşru bulan bir eylemci kesimi de var. İsimlerini ve görüntülerini içermeden basına konuşan bu göstericiler, ʹParis merkezindeki her şeyin, kendilerinin karın tokluğuna yaşamasına neden olan zenginlerin temsilcisi olduğunu, dolayısıyla şiddetin meşru olduğunuʹ savunuyor. Polise taş atmalarını ise ʹmeşru müdafaaʹ olarak tanımlıyorlar.Benim izlediğim kalabalık içinde de bazı eylemciler dükkanların camlarını kırmaya çalışıyor.Polisin biber gazıyla sürekli dağılıp sürekli yeniden toplanıyorlar.Bir kırılma sesi geldiğinde büyük bir gruptan alkış kopuyor. Ancak mağazaların bariyerleri çok güçlü girmek zor.Gözümün önünde, 2005ʹteki banliyö isyancılarına benzeyen ve üzerinde sarı yelek bulunmayan 20-30 genç, lüks İtalyan moda markası Fendiʹnin dükkanından içeri girmeyi başarıyor.Saniyeler içinde topluca içeri dalan gençler, binlerce Euro değerindeki lüks ürünleri, bazıları mankenleriyle birlikte olmak üzere dışarı çıkartıp mağazadan uzaklaşıyor.İlerleyen saatlerde, Opera Evi yakınlarındaki başka bir noktada bir aracın yakıldığını görüyorum.Her şeyi anlatan duvar yazıları Sarı Yeleklilerʹin eylemlerinin başlamasından bu yana Paris merkezinin dört yanda duvarlar sloganlarla dolup taşıyor.Yazılar silinse de her hafta düzenlenen eylemlerle yeni sloganlar kendine zemin buluyor.Sadece duvarlar değil, mağazaların camları ve koruma bariyerleri de sprey boya taşıyan ellerin sevdiği yüzeyler.Sloganların neredeyse hiçbirinin altında bir imza yer almıyor.Aslında duvar yazıları öfkenin kime yöneldiğini de ortaya koyuyor.ʹGezegen Yanıyor, Élysée Ne Zaman Yanacak?ʹ, ʹÇalışmak Öldürür, Sigara İçmek Harap Ederʹ, ʹÉlyséeʹyi Yakalımʹ, ʹSonun Yakın Macronʹ, ʹÖfke Sarısıʹ, ʹParis Yanıyorʹ, ʹMutlu Noeller Macronʹ, ʹİsyan Etmekte Haklıyızʹ, ʹMacron Harakiriʹ ve son olarak sosyal medyada paylaşılan bir duvar yazısı: ʹKahrolsun Havyar Yaşasın Kebapʹ.ʹErdoğan bizi kınadı, dünyaya rezil oluyoruzʹEylemler Cumartesi akşam saatlerine kadar sürüyor. Her ne kadar polis, bir önceki Cumartesine kıyasla kontrolü daha fazla sağlamış olsa da günü bilançosu binlerce gözaltı, onlarca yaralı, saldırılan onlarca dükkan ve araba oluyor.Bütün gün olayları canlı yayınlayan televizyonlarda akşam saatlerinde bol bol yorumcu var.Aslında Fransız uzmanlar dünyanın cevabını aradığı temel soruları ele alıyor: ʹSarı Yelekliler ne istiyor?ʹ, ʹMacronʹa ne olacak?ʹ ve en önemlisi de ʹFransa Nereye Gidiyor?ʹTelevizyonda denk geldiğim bir yorumcu Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanʹın eylemcilere polis müdahalesini kınayan mesajını çifte standartlılık diyerek eleştiriyor ve sonra da ʹDünyaya rezil oluyoruzʹ diyerek kendi ülkesine de öfkeleniyor.Bazı yorumcularsa eylemlerden yola çıkarak Paris İklim Anlaşmasıʹnı eleştiren ABD Başkanı Donald Trumpʹı fırsatçılıkla suçluyor. Macronʹun zor sınavı; Le Pen ve Mélénchonʹun parlayan yıldızı Fransız lider Macron hafta başında ulusa sesleniş konuşması yapıp, özeleştiriyi de içeren yatıştırıcı bir dil kullandı.Sokaktaki tepkiyi anladığını söyleyen Macron asgari ücrete 100 Euro zam ve 2000 Euro altındaki emeklilik maaşlarına kesinti yapılmayacağı sözlerini de verdi.Peki, bunlar ülke sokaklarını sakinleştirecek mi?Yapılan bazı araştırmalara göre halkın yarıdan fazlası, Macronʹun açıklaması sonrası eylemlerin sonlanması gerektiğini düşünüyor.Sarı Yelekliler içinde bundan sonrasında ne yapılacağına dair ise yoğun tartışmalar yaşanıyor. Ayrıca Fransaʹda bu hafta da liseliler ayakta. Yani sular henüz durulmuş değil.Aslında birçok Avrupa ülkesinde yaşanan Fransaʹda da yaşanıyor ve merkezin çözülme süreci derinleşerek sürüyor.Avrupaʹda İrlanda ve Portekiz gibi birkaç örneği saymazsak ʹaşırı sağʹ ciddi bir şekilde güçleniyor. Bazı ülkelerde ise aynı zamanda sosyal demokrasinin solu da güç kazanıyor.Tam da merkezin temsilcisi olarak parlayan Macron ise Sarı Yeleklilerʹin isyanı sonrası ciddi bir kamuoyu desteği sorunu yaşıyor.Kamuoyu araştırma şirketi Ifop-Fiducialʹin ʹParis Matchʹ veʹSud Radioʹ için yaptığı ankete göre Macronʹa destek, yüzde 23ʹle şimdiye kadarki en kötü noktaya gerilemiş durumda.Başbakan Eduard Philippe, yüzde 10 destek kaybedip yüzde 26 desteğe inmiş durumunda görünüyor.Muhalefet cephesinde, ʹaşırı sağdaʹ görülen Ulusal Cephe lideri Marine Le Penʹin oyunu yüzde 5 artırıp yüzde 33ʹe çıkardığı, ʹaşırı soldaʹ görülen ʹBoyun Eğmeyen Fransaʹ hareketinin lideri Jean-Luc Mélénchonʹun yüzde 1 gerilemeyle yüzde 34 desteğe sahip olduğu, kurucusu Nicolas Sarkozy olup liderliğini Laurent Wauquiezʹin yaptığı Cumhuriyetçilerin ise yüzde 3 oy kaybıyla yüzde 20ʹde olduğu görülüyor.ʹLe Pointʹ dergisi son sayısında, Le Pen ve Mélénchonʹun söylemlerinin, Sarı Yelekliler karşısında git gide daha fazla birbirine yaklaştığı yorumunu yapıyor.Dergi, servet vergisinin geri getirilmesinden Avrupa Birliği eleştirisine kadar birçok ortaklığa dikkat çekiyor.Aslında birbirine zıt birçok politikası da bulunan iki hareketin önemli ortak noktalarından biri, taban olarak ʹelitlereʹ değil ʹsıradan insanlaraʹ dayanmaları denebilir.ʹKüçük insanlarʹ ve ülkenin kaderi 2017ʹde seçilmesi ardından Batı basınında Macron için yayımlanan analizlerde, Fransız liderin sadece ülkesinin değil, Brexitʹle siyasi krizi derinleşen Avrupaʹnın da liderliğine de aday olduğu vurgulanıyordu.Amerikan ʹTimeʹ dergisi, 2017ʹde seçimleri kazanması ardından Macronʹu ʹAvrupaʹnın bir sonraki lideriʹ kapağına taşımıştı.Ancak bu cümlenin üzerine bir yıldız koyan dergi, fotoğrafın sağ alt köşesine de ˮAma bunun için önce Fransaʹyı yönetebilmeyi başarması gerekiyorˮ diye yazmıştı.Fransa, tarihinde, 1789 devriminde 1871 Paris Komünüʹne, 1968 öğrenci isyanından 2005ʹteki banliyö ayaklanmalarına kadar hem Avrupaʹyı hem de dünyayı etkileyen, kimisi devrim aşamasına ulaşmış isyanların yazılı olduğu bir ülke.Net bir ideoloji, örgütsel yapı ve stratejiye sahip olmayan Sarı Yelekliler isyanının sönüp sönmeyeceğini, siyasi olarak nereye evrileceğini (sağ otoriterlik, yeni bir sol yükseliş vs.) tahmin etmek çok zor.Ancak hareket sönüp gitse dahi, küçük insanların sokak isyanlarıyla, ülke siyasetini etkilediği bir örnek olarak tarihe geçecek.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eskilgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Adana escort Ankara escort izmir escort aliağa escort balçova escort bayındır escort bayraklı escort bergama escort beydağ escort bornova escort buca escort çeşme escort çiğli escort dikili escort foça escort gaziemir escort güzelbahçe escort karabağlar escort karaburun escort karşıyaka escort kemalpaşa escort kiraz escort kınık escort konak escort menderes escort menemen escort narlıdere escort ödemiş escort seferihisar escort selçuk escort tire escort torbalı escort urla escort bostanlı escort mavişehir escort alsancak escort üçyol escort bursa escort altınşehir escort gemlik escort görükle escort gürsu escort inegöl escort kestel escort mudanya escort nilüfer escort orhangazi escort soğanlı escort yıldırım escort antalya escort akseki escort aksu escort belek escort demre escort döşemealtı escort elmalı escort finike escort gazipaşa escort gündoğmuş escort ibradı escort kaş escort kemer escort kepez escort konyaaltı escort korkuteli escort kumluca escort lara escort manavgat escort muratpaşa escort serik escort alanya escort Eskişehir escort Gaziantep escort İstanbul escort Nişantaşı escort Şerifali escort Maltepe escort Sancaktepe escort Eyüpsultan escort Şişli escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Beşiktaş escort Mecidiyeköy escort Zeytinburnu escort Sarıyer escort Bayrampaşa escort Fulya escort Beyoğlu escort Başakşehir escort Tuzla escort Beylikdüzü escort Pendik escort Bağcılar escort Ümraniye escort Üsküdar escort Esenyurt escort Küçükçekmece escort Esenler escort Güngören escort Kurtköy escort Bahçelievler escort Sultanbeyli escort Ataşehir escort Kağıthane escort Fatih escort Çekmeköy escort Çatalca escort Bakırköy escort Kadıköy escort Avcılar escort Beykoz escort Kartal escort şirinevler escort Kayseri escort Kocaeli escort Gebze escort İzmit escort Malatya escort Manisa escort Mersin escort Muğla escort Bodrum escort Milas escort Dalaman escort Marmaris escort Fethiye escort Datça escort Samsun escort Atakum escort İlkadım escort Aydın escort Bolu escort Denizli escort Diyarbakır escort Düzce escort Konya escort Kütahya escort Sakarya escort